Havalimanından iner inmez slot’ların sizi karşıladığı, uyumayan şehirdir orası. Rüyalar ve günahlar şehridir. Yoktan var olan şehirdir. Amerika’nın dünyayı nasıl yönettiğinin minyatür kanıtıdır. Çölün ortasında ihtiyacın olan herşeye ulaşabileceğin yeni dünyadır. Orası, yetişkinlerin lunaparkıdır:-) O halde pek kişisel gezi notlarım ile bu şehri tanımaya ne dersiniz? Ilk olarak; Vegas’a ayak bastıysanız kumar oynamamak olmaz. En azından slot makinesine bir küfür sallamak lazım gelir:-) (Kıbrıs’taki kumarhane mantığını hafızanızdan silseniz iyi edersiniz. Bir jeton aldınız diye kimse size beleş içki, sigara ve yemek vermiyor:-( üzgünüm başka kapıya) “Paran yoksa Vegas’ta ne işin var.” mantelitesini her yerde buram buram hissedeceksiniz.

Gelelim ikinci aktiveye; otel gezme. Evet yanlış duymadın. Oranın en önemli aktivelerinden biri. Dünyanın dört bir şehrinden ilham alınarak tasarlanmış, mimarı harikası bu otelleri mutlaka gezmelisin. Her öğünü başka otelde yemeni naçizane salık veriyorum. Çölün ortasında dünya mutfaklarını tadtım dersin fiyakan olur:-) Otel gezerken monorail kullanmanı tavsiye ederim. Üçüncü olarak; uyumayan şehirde ‘Vegas show’larını mutlaka deneyimlemelisin. Nette gırla ucuz show bileti bulabilirsiniz. Mesela David Copperfield show gibi gibi… Neler var neler… Günahlar şehri dediğime göre dördüncü etkinliği de rahatça söyleyebilirim. Bir gece de stripliz cluplerı geziver olsun bitsin. Zira dönüşte en çok karşılaşacağın sorulardan biri olacak. Canim Türkiye’m Vegas’a bu yüzden gidiyor:-)

Ve son olarak beşinci ve içlerinde en güzel olan etkinlik; Grand Kanyon. Doğa insanıysanız Grand Kanyon’u size anlatmam çok zor. Orayı ne kadar anlatsam boş, mutlaka sizin deneyimlemeniz şart. Ancak şunu söylemeliyim. Oradaki köylerde bir heyecanla kızılderili arama sakın. Zira bulamazsın. Uzun saçlı, kırmızı tenli, obez, elinden iPad düşmeyen köy gençliği görünce kızılderili bulmuş hisseder misin, bilemiyorum. Bu da senin Kanyon geyiğin olsun:-) Neyse efendim ne giyilir mevzusuna gelelim. Turistik bir yer malumunuz. Her telden çalıyor orası. Lakin pek kişisel olarak şunu söylemeliyim. Temmuz ayında gittim. Vegas o kadar sıcak ki; ben otellerin içine girdiğimde resmen donuyordum. Evet yanlış duymadan çölün ortasında dondum:-) Böyle randımanlı çalışan klima görmedim. Klimalar 24 saat çalışıyor. Evet doğrudur bisiklet ceketimi (über ince bir ceket) otellerin içini gezerken hep giydim. Eğer sizin de soğuğa ve klimaya karşı hassasiyetiniz varsa mutlaka önlem alın.

Onun disinda çöldesin zati hep sicak hep sicak:-) Grand Kanyon’a gitmeyi planliyor iseniz; bol cepli safari pantolon ideal olacaktir. Bu pantolonlarin klimatik ozelligi sayesinde çölde pek konforlu olursunuz benden soylemesi. Aman diyeyim. Şapka ve gözlük almayı unutmayın. Çölün ortasında geberirsiniz mazallah:-)Peki Vogueisart bundan sonra nereye gider dersiniz;-) Takipte kal degerli okur:-)

 

Henüz Yorum Yazılmamış


If you have technical issues, want to report a privacy/ copyright violation, have a general complaint about the site, advertising inquries or just want to say hello please contact me here(vogueisartblogger@gmail.com)