Eylül ayında gerçekleştirdiğimiz Bulgaristan tatilini ‘gezelim görelimden’ ziyade deniz tatilinin son demlerini yaşamak ve kafa dinleme odaklı planlamıştık. Bu sebeple deniz ile bağlantısı olmayan başkent Sofya’ya sadece bir gün ayırdık. (Zaten Sofya’ya iki gün ayırdığınızda hemen hemen pek çok yerini gezmeniz mümkün.) Sofya’ya ulaştığımızda saat 14:00′dü. Ve müthiş bunaltıcı bir sıcak vardı. Bir günümüz olması sebebiyle Sofya hatta Bulgaristan’ın önemli simgelerinden biri olan Alexander Nevsky Katedrali’ne doğru yol aldık. Rotamızda bu ünlü katedral ve Sofya’nın meşhur caddesi Vitosha yer alıyordu.

Katedral sonrası Vitosha caddesine (bir nevi Bulgaristan’ın İstiklal ya da Bağdat caddesi) kendimizi attık. Hem Vitosha caddesi hem de Vitosha’nın arka sokaklarında hoş keşifler yaptık. Yemeli, içmeli ve alışverişli saatlerin ardından beklenmeyen bir yağışa yakalandık. Aşırı sıcak bir günden sonra böyle bir yağmuru açıkcası beklemiyorduk. Akşamı ve geceyi sağnak yağmurla geçirdik. İşte o gün Balkanlar’dan gelen soğuk havanın Sofya’dan geldiğine kanaat getirdim:-) Hava gece ciddi anlamda soğudu. Öğlen sıcağından eser kalmadı. Tam anlamıyla karasal iklim. Bu sebeple en gidilesi aylar Temmuz, Ağustos ve Eylül… Eylül’de gidecekseniz ani yağışlar için mutlaka tedbir alın.

Sofya’da malesef ki hep turistik mekanlara takıldık. Sadece Vitosha’nın ara caddeleri; bir miktar traditional alanlardı. Lakin onlarda lüks traditional’dı. Plovdiv’nin aksine Vitosha’da gördüğüm Bulgar kadınların pek çoğu şık ve alımlıydı. Evet nam salmış güzel Bulgar kızlarına burada sıkça rastladım. 7′den 70′e pek çok kadın stil sahibiydi. Vitosha farkı diyelim biz buna:-) Değerli okurlarım “Varna’da Nasıl Giyinmeli?” yazım çok yakında burada olacak. Takipte kalın…

Henüz Yorum Yazılmamış

If you have technical issues, want to report a privacy/ copyright violation, have a general complaint about the site, advertising inquries or just want to say hello please contact me here(vogueisartblogger@gmail.com)